İndir

Otuz Üç Kurşun

1.

Bu dağ Mengene dağıdır

Tanyeri atanda Van`da

Bu dağ Nemrut yavrusudur

Tanyeri atanda Nemruda karşı

Bir yanın çiğ tutar, Kafkas ufkudur

Bir yanın seccade Acem mülküdür

Doruklarda buzulların salkımı

Firari güvercinler su başlarında

Ve karaca sürüsü,

Keklik takımı...

***

Yiğitlik inkar gelinmez

Tek`e - tek döğüşte yenilmediler

Bin yıllardan bu yan, bura uşağı

Gel haberi nerden verek

Turna sürüsü değil bu

Gökte yıldız burcu değil

Otuzüç kurşunlu yürek

Otuzüç kan pınarı

Akmaz,

Göl olmuş bu dağda...

2.

Yokuşun dibinden bir tavşan kalktı

Sırtı alacakır

Karnı sütbeyaz

Garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı

Yüreği ağzında öyle zavallı

Tövbeye getirir insani

Tenhaydı, tenhaydı vakitler

Kusursuz, çırılçıplak bir

şafaktı

***

Baktı otuzüçten biri

Karnında açlığın ağır

boşluğu

Saç, sakal bir karış

Yakasında bit,

Baktı kolları vurulu,

Cehennem yürekli bir yiğit,

Bir garip tavşana,

Bir gerilere.

***

Düştü nazlı filintası aklına,

Yastığı altında küsmüş,

Düştü, Harran ovasından getirdiği tay

Perçemi mavi boncuklu,

Alnından akıtma

Üç topuğu ak,

Eskini hovarda, kıvrak,

Doru, seğlavı kısrağı.

Nasıl uçmuslardı Hozat önünde!

***

Simdi, böyle çaresiz ve bağlı,

Böyle arkasında bir soğuk namlu

Bulunmayaydı,

Sığınabilirdi yüceltilere...

Bu dağlar, kardeş dağlar, kadrini bilir,

Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı,

Yanan cigaranın külünü,

Güneşlerde çatal kıvılcımlanan

Engereğin dilini,

ilk atımda uçuran

Usta elleri...

***

Bu gözler, bir kere bile faka basmadı

Çığ bekleyen boğazların

kıyametini

Karlı, yumuşacık hiyanetini

Uçurumların,

Önceden bilen gözleri...

Çaresiz

Vurulacaktı,

Buyruk kesindi,

Gayri gözlerini kör sürüngenler

Yüreğini leş kuşları yesindi...

3.

Vurulmuşum

Dağların kuytuluk bir boğazında

Vakitlerden bir sabah namazında

Yatarım

Kanlı, upuzun...

***

Vurulmuşum

Düşüm, gecelerden kara

Bir hayra yoraıim çıkmaz

Canım alırlar ecelsiz

Sığdıramam kitaplara

Şifre buyurmuş bir paşa

Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız

***

Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz

Rivayet sanılır belki

Gül memeler değil

Domdom kurşunu

Paramparça ağzımdaki...

4.

Ölüm buyruğunu uyguladılar,

Mavi dağ dumanını

ve uyur-uyanık seher yelini

Kanlara buladılar.

Sonra oracıkta tüfek çattılar

Koynumuzu usul-usul yoklayıp

Aradılar.

Didik-didik ettiler

Kirmanşah dokuması al kuşağımı

Tespihimi, tabakamı alıp gittiler

Hepsi de armağandı Acemelinden...

***

Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız

Karşıyaka köyleri, obalarıyla

Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,

Komşuyuz yaka yakaya

Birbirine karışır tavuklarımız

Bilmezlikten değil,

Fukaralıktan

Pasaporta ısınmamış içimiz

Budur katlimize sebep suçumuz,

Gayri eşkiyaya çıkar adımız

Kaçakçıya

Soyguncuya

Hayına...

***

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz

Rivayet sanılır belki

Gül memeler değil

Domdom kurşunu

Paramparça ağzımdaki...

5.

Vurun ulan,

Vurun,

Ben kolay ölmem.

Ocakta küllenmiş közüm,

Karnımda sözüm var

Haldan bilene.

Babam gözlerini verdi Urfa önünde

Üç de kardaşını

Üç nazlı selvi,

Ömrüne doymamis üç dağ

parçası.

Burçlardan, tepelerden, minarelerden

Kivre, hısım, dağların çocukları

Fransız Kuşatmasına karşı koyanda

***

Bıyıklari yeni terlemiş daha

Benim küçük dayım Nazif

Yakışıklı,

Hafif,

iyi süvari

Vurun kardaş demiş

Namus günüdür.

Ve şaha kaldırmış atını.

***

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz

Rivayet sanılır belki

Gül memeler değil

Domdom kurşunu

Paramparça ağzımdaki...

Ahmed ARİF

Site Tasarımı ©2017 Yıldırım ALKAN. Tüm Hakları Saklıdır.
web
counter